Category Archive Paşaköy Aile Sağlığı Merkezi

Diyabette ara öğünün önemi

Diyabetliler genellikle ara öğün saatinde evde olmadıklar için veya acıkmadıkları için bir ara öğün almadıklarını söylerler. Ara öğünler için hazırlıklı olmayı unutmayınız. Yanınızda-çantanızda, arabanızda, işyerinde masanızın çekmecesinde-daima yiyebileceğiniz uygun besinler bulundurunuz. Ara öğünlerin önerilmesinin nedeni uzun açlıklardan sizi korumaktır. Böylece hem hipoglisemi riski uzaklaştırılır hem de açlık duygusunu bastırarak bir sonraki öğünde yiyeceğiniz besinlerin miktar ve çeşit olarak artmasını önlenir. Ara öğünler için yapacağınız en iyi seçim karbonhidrat içeren besinlerdir. Bu besinleri ekmek veya ekmek yerine yenilebilecek yiyecek grubu , süt- yoğurt grubu ve meyve grubu sağlar. Örneğin 1 porsiyon meyve, 2 galeta veya 4-5 adet şekersiz kepekli bisküvi, bir bardak dolusu yağsız patlamış mısır, yarım sandviç vb.

 

Sağlıklı beslenme çantası

Yeterli ve dengeli beslenme için dört temel besin grubundan her gün her öğünde tüketilmelidir. Bu dört temel besin grubu; Süt ve ürünleri grubu, et-yumurta – kurubaklagiller grubu, sebze ve meyve grubu ve ekmek ve tahıllar grubu olarak belirlenmiştir.

Okula götürülen beslenme çantasının da aynı şekilde dört besin grubunda bulunan besinlerden seçilerek hazırlanması yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması için önemlidir.

Beslenme çantasında sulu yemeklerin taşınması zordur. Bu nedenle kuru gıdalar yanında içecek en uygun seçimdir. Yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayan bir sandviçte haşlanmış yumurta, peynir, ızgara köfte,haşlanmış et-tavuk grubu besinlerinden seçilen herhangi bir besin yanında mevsime uygun, iyi yıkanmış, taze sebze ve meyveler bulunmalıdır. ( Domates, salatalık, marul, havuç, mandalina ,elma, üzüm, kiraz, erik gibi.) Bunların yanında beslenme çantasında fındık veya ceviz bulunması da çocuğun beslenmesini enerji, protein ve mineraller açısından destekler. İçecek olarak ise okul kantininden alınacak olan ayran veya sütün (veya varsa taze sıkılmış meyve suyu) tercih edilmesi sağlıklı bir seçim olacaktır.

Ekmek arası sandviçe alternatif olarak 1-2 dilim börek beslenme çantasına konulabilir. Hazırlanan börek okul kantininden alınan süt veya ayran ile tüketilmelidir. Bu durumda beslenme çantasında bir tane de meyve veya sebze bulunması dört besin grubunun sağlanması açısından gereklidir.

Sağlıklı bir beslenme çantası için, beslenme çantasının içinde bulunan besinler kadar temizliğine de dikkat edilmeli, çanta her gün temizlenmelidir.

TAVSİYE EDİLEN BESLENME ÇANTASI İÇİN TIKLAYINIZ

Tuz ve Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü; hipertansiyon, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları başta olmak üzere obezite, diyabet ve bazı kanser türlerinden korunmak ve kemik sağlığını olumsuz etkilememek amacıyla günlük olarak tüketilmesi gereken tuz miktarını günde 5 gram olarak önermektedir. 2008 yılında Türkiye Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği’nin yaptığı ve ülke genelini yansıtan “Türk Toplumunda Tuz Tüketimi Çalışması”na göre tuz tüketimimizin günde 18 gram olduğu belirlenmiştir. Bakanlığımızca aşırı tüketildiğinde sağlığımızı olumsuz etkileyebilen tuzun daha az tüketilmesini sağlamak amacıyla 2011 yılından beri  “Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı” uygulanmaktadır. 2012’ de tekrarlanan “Türk Toplumunda Tuz Tüketimi Çalışması”na  göre tuz tüketimimizin biraz azalmakla beraber halen sağlığımızı olumsuz etkileyebilecek düzeyde olduğu saptanmıştır (15 gr/gün).

Hastalıklarda fiziksel aktivite

Kalp Damar ve Egzersiz

Egzersizin yararları şunlardır;

  • Plak oluşumunu azaltır ve durdurur
  • Kalbe giden kan miktarı artar
  • İyi kolesterol miktarını arttırır
  • Kan basıncını azaltır
  • Vücut kompozisyonu düzelir
  • Solunum sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar
  • Kilo verilmesini sağlar
  • Sağlığınızı iyileştirir
  • Kan şekerinizin düzenlenmesini sağlar

Egzersiz programı, doktor kontrolünden geçtikten sonra, fizyoterapist kontrolünde uygulanmalıdır.

Egzersiz kalp hızınız, 90 ile 126 atım/dakika arasında olmalıdır. Kontrol edilemeyen hipertansiyonuz varsa mutlaka doktorunuza danışınız. Durum kontrol altına alındığında fizyoterapistinize danışarak egzersiz programınızı alınız.

Hipertansiyon ve Egzersiz

Kan basıncı ilaçlar ile kontrol altına alındıktan sonra, egzersiz programına başlanabilir.

Faydaları;

  • İlaç gereksinimini azaltabilir
  • Kronik hastalıklara hastalanma riskini azaltır
  • Stresi azaltır
  • Kilo vermeye yardımcı olur
  • Kasları ve kemikleri güçlendirir
  • Yaşam kalitesini arttırır
  • Kan basıncını azaltır

Orta yoğunluktaki egzersizin ağır yoğunluktaki egzersize göre kan basıncını daha etkin düzeyde düşürdüğü kanıtlanmıştır. Ancak egzersiz programına başlamadan önce risk analizi yapılmalı ve ön bir egzersiz testinden geçmelidir. Özellikle aerobik aktiviteler yüksek kan basıncımızı kontrol etmemizi sağlar.

Egzersiz uygularken dikkat edilmesi gereken konular;

  • Önce ısınma hareketleri yapılmalıdır
  • Esneklik egzersizleri yapılmalıdır
  • Egzersiz sırasında kalp atım hızı izlenmelidir
  • Egzersiz sonunda aktivite düzeyi yavaş yavaş azaltılmalıdır
  • Egzersiz sırasında nefes tutulmamalıdır

Obezite ve Egzersiz

Kilolu ve obez kişilerde egzersiz en iyi sonuç veren uygulamadır. Herhangi bir aktivite bile hiçbir şey yapmamaktan iyidir. Obez hastaların egzersizin çok kötü ve cezalandırıcı bir durum olmadığını anlamalarına yardımcı olmak gerekir.

Fiziksel aktivitenin arttırılması (özellikle yürüme) ve daha aktif bir yaşam şekli benimsenmelidir. Örneğin asansör yerine yürüyerek merdivenleri çıkmak, arabayı iş yerinden biraz daha ileriye park etmek gibi.

Şeker Hastalığı ve Egzersiz

Egzersizin şeker hastalığı üzerine çok olumlu etkileri vardır. Egzersiz, psikolojik durumu, kalp dolaşım sistemi veya metabolizmayı etkileyebilir. Düzenli egzersiz kan şekerini düşürür ve bu da şeker hastalığının kontro­lünde çok önemlidir.

Egzersizin başlıca yararları;

  • İnsülin hassasiyetini artırır: Egzersiz daha fazla insülin üretimini sağlamaz fakat insülinin hassasiyetini artırır. Bu etki birkaç saat sürer. Bazı hastalarda 24 saat bile etkisi olabilir. Böylece, insüline bağımlı olmayan hastalarda ağızdan alınan ilaç miktarı azaltılabilir.
  • Kan şekerinin kontrolü daha kolay sağlanır: Kişi egzersiz yapmaya başladığında kan şekerini ve diyetini daha düzenli ve dikkatli takip eder. Şeker hastalığını kontrol etmenin temel anahtarı hastalığın yan etkilerini azaltmaktır.
  • Kalp damar hastalıkları riskini azaltır: Egzersiz kan basıncını ve kalp damar tıkanıklığına yol açan kolesterolü düşürür.

Egzersiz Tip 1 (insüline bağımlı) ve Tip 2 (insüline bağımlı olmayan) şeker hastalıklarında diyet ve ilaç kullanımı ile birlikte hastalığın kontrolü açısından son derece önemlidir.

Egzersiz Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar

  • Şeker hastalığı olan kişilerde egzersiz için bazı potansiyel riskler var­dır. Kullanılan ilaçların etkisi, hastalarda hipoglisemiye (kan şekerinin aşırı düşmesi) sebep olabilir.
  • Şeker hastalığı olan kişilerde bu hastalığın yanı sıra kalp hastalığı da varsa egzersiz yapmadan önce ritm bozuklukları ve kalp krizi gibi prob­lemlerin oluşmaması için doktorunuza ve fizyoterapistinize danışmalıdır.
  • Gözleri etkilenen hastalarda, aşırı zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmalıdır.
  • Egzersiz sırasında ayaklara özel ilgi gösterilmelidir. Yumuşak ve uygun spor ayakkabıları giyilmelidir. Ayakkabılar ayakları sıkmamalıdır. Nemi emen özel çoraplar giyilmelidir. Bunlar ayakları darbelerden ve su topla­malarından korur. Egzersizden önce ve sonra ayaklar kontrol edilmelidir.
  • Susuz kalmamak için egzersizden önce, egzersiz sırasında ve sonrasında yeteri kadar su içilmelidir.
  • Tip II şeker hastalarında nöropati denilen sinir hastalığı görülebilir. Bu hastalarda sıcak veya soğuğa dayanıklılığın azalması ve pozisyona bağlı ani tansiyon düşmeleri görülebilir. Çok sıcak veya çok soğuk ortamlarda egzersiz yapılmamalıdır.
  • Özellikle Tip I şeker hastalarında nefes tutularak yapılan, ağırlık kaldırma aktiviteleri kalp ve göz üzerinde olumsuz etkiler yapar. Ağırlık eğitimi düşük ağırlıkla çok tekrarlı olarak yapılmalıdır. Egzersiz sırasında nefes tutulmamalıdır.
  • Diyet: Egzersizden önce, egzersiz sırasında ve son­rasında uygun beslenilmeli ve yeterli miktarda su alınmalıdır.
  • İnsülin veya ilaçlar: İlaçlar düzenli kullanılmalıdır.
  • Egzersize başlamadan önceki ideal kan şekeri 120–180 mg/dL arasında olmalıdır. Egzersizden sonra da düzenli olarak kontrol edilmelidir.
  • Egzersizden önce kan şekeri 250 mg/dL’nin üzerinde ise, egzersiz kan şekeri kontrol altına alınana kadar ertelenebilir.
  • Yatmadan hemen önce egzersiz yapılmamalıdır.

Solunum Sistemi ve Egzersiz

Akciğerin çalışmasını bozan bir çok hastalık bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Astım
  • Amfizem
  • Bronşektazi
  • Kronik bronşit
  • Kistik fibrozis

Akciğer problemi olan bir kişi, yeterli oksijeni alabilmek için sağlıklı bir kişiden daha fazla çalışmak zorundadır. Nefes alabilmek için normalde çalışan kasların dışında boyun ve omuzdaki kaslar gibi başlıca kasları da kullanmak zorundadır. Nefessizlik hissi, akciğer hastalığının en yaygın belirtilerinden biridir.

Akciğer hastalığı nedeni ile nefes darlığınız günlük hareketlerinizi kı­sıtlıyor ise yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri haftanın çoğu gününde egzersiz yapmaktır. Hareketsiz olmak kişinin en ufak bir hareketle bile nefes darlığı ya­şamasına neden olabilir. İyi planlanmış size uygun egzersizleri yapmak, nefes darlığı geliştiğinde biraz dinlenip tekrar yürümeyi denemek yardımcı olabilir.

Düzenli egzersiz:

  • vücudu güçlendirir
  • kemiklerin kuvvetini ve eklemlerin esnekliğinin korunmasına yardımcı olur
  • egzersiz yapma kapasitesini artırır

Akciğer hastalığı olan kişilerin, fiziksel aktivite ve solunum egzersizleri yapmaları nefessizlik hissinin azalmasında yardımcı olabilir.

Solunum Egzersizleri

Rahat nefes alma: Bu egzersiz için oturun, omuzlarınızı ve göğsünüzün üst kısmını gevşek bırakın. Karnınızın üst kısmına elinizi yerleştirin. Karın bölgenizin, nefes alırken dışa nefes verirken içe hareket etmesi, sizin di­yaframınızı kullandığınızı gösterir.

Derin solunum: Bu egzersiz için, karnınıza doğru burnunuzdan derin nefes alın. Nefesinizi 3 saniye tutun ve ağzınızdan üfleyerek verin. Bir ke­rede 3-4 kez derin nefes alıp verdikten sonra dinlenin. Bunu 10 kez tek­rarlayın. Bu egzersizi yaparken mideniz boş olmalıdır. Bu nedenle yemek yedikten 2 saat sonra yapmanız yerinde olur. Günde bu şekilde üç veya dört kez çalışabilirsiniz.

Bunlara benzer solunum egzersizlerinin yapılması şu kazançların elde edilmesini sağlar:

  • Diyaframın kuvvetini artırır.
  • Akciğerlerinize daha fazla hava girmesini sağlar.
  • Derine yerleşmiş olan balgamı çıkarmanıza yardımcı olur.
  • Akciğerlerinizin ve göğüs duvarınızın hareketli kalmasını sağlar.
  • Nefes alıp verme sıklığınızı azaltır.
  • Nefes darlığınız olduğu zaman sakinleşmenizi sağlar.

Egzersiz yapmayı sürdürmede ve egzersiz yapmaya başlamada sorun yaşıyorsanız, zevk aldığınız bir egzersiz veya aktivite seçmeyi denemelisi­niz. Ayrıca doktorunuzla veya fizyoterapistinizle sizin için en uygun egzer­siz programı hakkında konuşun. Yürüme, dans etme veya bahçe işleri gibi sevdiğiniz aktiviteler ve egzersizler olabilir. Sizi aktif tutan veya yapmak istediğiniz her türlü fiziksel aktivite uygundur.

Akciğer hastalığı olan kişilerde yürüme başlangıç için iyi bir egzersizdir. Oksijen kullanıyorsanız yürürken de oksijen kullanmayı sürdürün. Egzersiz sırasında, kullanılacak oksijen kaynağının seçimi için doktorunuza başvurun.

Yetişkinlerde fiziksel aktivite

Eğer mucizevi bir ilaç size zayıflamada, kaslarınızı kuvvetlendirmede, hastalıklardan korunmada, genel sağlık düzeyinizi iyileştirmede yardım edecek olsa bu ilacı almak ister miydiniz? Cevap vermeden önce bu ilacı haftada 3-5 kez almanız gerektiğini ve her dozun alımının 30-45 dakika kadar süreceğini bilmeniz gerekir. Devamını oku

Aşı Takvimi

Aşılar, insanları bir takım mikropların neden olduğu hastalıklara karşı korumak amacıyla geliştirilmiştir. Yaşamımıza yeni bir anlam katan bebeklerimizi pek çok hastalıktan aşı ile koruyabiliriz. Bu yüzden bebeğinizin aşı takvimini takip etmeniz çok önemlidir.

asi_takvimi